Şubat2017 Ay Ortası Sohbetleri

b086f98e7fc377976f584856a912edffŞubat ayının başında sizlerle Kendine Gel Projesi -Şubat2017 Hedefleri adlı yazımı paylaşmıştım.

Bir seri başlatmaya karar verdim.Her ayın ortasında bu ay neler yapıyorum. Hedeflerimi ne kadar uyguluyorum bunlardan bahsedeyim dedim.

Şubat2017 çok buruk başladı. Ayın ilk gününde sevdiceği askere gönderdim. İlk günler pek alık gezdim. Kendime gelmeye çalışıyorum.

İlk iki kitabı bitirdim.

Ustaca sevmek ve Yeni Soyadının Hikayesi.

Yeni Soyadının Hikayesi serinin 2. kitabıydı. Seriyi bitirince yorumlarım diye düşünüyorum.

Ustaca Sevmek de bol altı çizilecek cümlesi olan kitaplardandı. Kitap anlatmayı pek beceremem. Sadece bu gelgitli ruh halime iyi geldi diyebilirim. Bir çırpıda okudum.  O yüzden buyurun kitap size kendisini anlatsın. 

Sihirli Mutfak

Evinizde sihirli bir mutfağınız olduğunu hayal edin. Bu mutfakta dilediğini yerden, dilediğiniz kadar yiyeceğe sahip olabiliyorsunuz. Yiyecek konusunda tasalanmanıza hiç gerek yok. Ne isterseniz sofranızda beliriyor. Son derece cömertsiniz, yiyeceklerinizi koşulsuzca, karşılığında herhangi bir şey beklemeksizin başkalarına sunuyorsunuz. Evinize kim gelirse gelsin, yalnızca paylaşmanın zevki için besleyip doyuruyorsunuz. Eviniz her zaman sihirli mutfağınızın yemeklerinden yemek isteyenlerle dolup taşıyor.

Derken günün birinde kapınız çalınıyor. Elinde pizzayla birisi gelmiş. Kapıyı açıyorsunuz, karşınızdaki size bakıp “şu pizzayı görüyor musun” diye soruyor. ” Bana yaşamını kontrol etme izni ver, istediklerimi yap, pizzayı sana vereyim.O zaman hiç aç kalmazsın, çünkü sana her gün pizza getiririm. Bütün yapacağın bana iyi davranmak.”

Tepkinizi düşünebiliyor musunuz? Aynı pizza belki daha iyisi sizin mutfağınızda var.Ama bu kişi gelip, istediği her şeyi yapmanız karşılığında size yiyecek vermeyi öneriyor. Güler, “hayır teşekkürler, senin yiyeceğine ihtiyacım yok.Mutfağım yiyecek dolu. Evime gelip istediğini yiyebilirsin. Karşılığında hiçbir şey yapman gerekmez. Benden istediklerini yapacağımı düşünme.” dersiniz.

Şimdi de tam tersini düşünün. Haftalar geçmiş, doğru dürüst yemek yememişsiniz. Açlıktan ölüyorsunuz, cebinizde para da yok. Elinde pizzayla çıka gelen kişi, ” Bak, sana verecek yiyeceğim var. Almak için senden istediğimi yapman yeter” diyor. Yiyeceğin kokusu burnunuza geliyor, açsınız. Kabul etmeye karar veriyorsunuz. Siz biraz yedikten sonra,”Daha fazlasını istiyorsan alabilirsin ama istediklerimi yapmaya devam etmen gerek” diyor.

Bugün yiyecek bir şeyleriniz var ama yarın olmayabilir. Onun için ne gerekiyorsa yapmaya karar veriyorsunuz. Yiyecek gereksiniminiz ve yokluk yüzünden köle haline gelebilirsiniz.
Bir süre sonra kuşkular belirir içinizde. ” Pizzam olmasa ne yaparım? Pizzasız yaşayamam. Ya pizza getirenim benim pizzamı başkasına verirse?

Yiyeceğin yerindeki sevgi olsun. Yüreğiniz sevgiyle dolup taşıyor. Sevginiz yalnız size değil dünyaya yetecek kadar. Öylesine sevgi dolusunuz ki kimsenin sevgisine ihtiyacınız yok. Sevginizi şart koşmadan paylaşıyorsunuz. Sevgi milyonerisiniz.
Birisi kapınızı çalıp ” Sana verecek sevgim var. İstediğimi yap, senindir.” diyor.
Sevgi doluysanız tepkiniz ne olur? Güler, ” Teşekkürler ama sevgine ihtiyacım yok. Yüreğimde aynı sevgi hatta daha iyisi var ve onu da koşulsuzca paylaşıyorum” dersiniz.

Ama ya sevgi açlığı çekiyorsanız? yüreğinizde sevgi yoksa ve birisi çıka gelip ” Biraz sevgi ister misin? İstediklerimi yapacak olursan sevgimi alabilirsin ” diyecek olursa? Bu sevgi için her şeyi yaparsınız.
Hatta öyle yoksullaşırsınız ki bir parça sevgi için ruhunuzu verirsiniz.

(…)

Dikkatinizi sahip olabileceğiniz en güzel ilişkide yoğunlaştırmalısınız;
Kendinizle ilişkinize..

Kısacası dostlar güzel kitaptı, iyi kitaptı, iyi de geldi. Alın aldırın okutun. Ama kişisel gelişim kitaplarını metroda okumayın benden söylemesi. Çünkü anlayamıyor insan yahu !

Dışarıda yemek yeme meselesi ise şöyle. Sadece 1 kere yedim ,o durum şu an için iyi gidiyor. Avm’ye gittim ama kardeşimi tiyatroya bırakıp çıktım. Sayılırsa artık siz bakın😊

Zen deneylerine başladım. İlki sol eli kullanmaktı. Hatta ofistekilere bileyaptırdım. Her gün kızlar bana sol elle yazdığı notların fotoğraflarını atmaya başladılar. Ben de bu sol elle yazmaya takmış durumdayım. Bir sayfa eğik çizgiyle alıştırmalara başlayayım diyorum. 🙂 İkincisi ise geride iz bırakmaydı. Evim genelde topludur zaten. Ben bu oyunu mutfak ve ofis masamda uygulamaya başladım. Sabahları yapamasam da günün geriye kalanı için mutfak baya iyi durumda diyebilirim 😊

Haftada 3 gün yürüyemedim, aman evet nolmuş yani ? Zaten hep yağmur çamur! Kendime verdiğim şans sayısı sonsuz 😊

Bunlar dışında ofise kendi yemeğimi getirmeye başladım. Neredeyse her gün kendi yaptığım yemekleri  yiyorum. Böylece hem daha sağlıklı besleniyorum hem de daha hesaplı oluyor. Sonra da hava soğuksa  kendimi sessiz bir yere atıp kitap okuyorum. Zaten hava hep soğuk. Gerçi hava sıcaksa da aynısını yapıyorum 😊

Kahve içmeyi bıraktım. Hiçbir zaman ‘ay kahvesiz ayılamıyorum’ demiyordum sabahları. Ama öğle yemeğinden sonra mutlaka içiyordum. Bu alışkanlıktan kurtuldum. Bunda muhtemelen yemeğimi kendim yaptığım için yediklerimin daha hafif olmasının da katkısı var.

Uzun zamandır görüşmediğim arkadaşlarımla konuşmaya buluşmaya başladım. Diyeceksiniz ki ne hayırsız kız, sevgilisi yanındayken görüşmüyordu. Hayır öyle değil. Nedenler başkaydı ama hayat çok kısa, kırılmak,üzülmek kin tutmak için zaman yok!

Gelelim kişisel bakım alışverişi meselesine. Bu konuda yaşadıklarımı size anlattığımdan beri bir kaç kez daha böyle durumlar yaşadım. Ama direndim ve bu ay şimdiye dek hiç alışveriş yapmadım! o yeeeeey!

Neyse böylece şubat ayı da geldi geçiyor. Havalar ısınsa, bahar kapsüllerini hazırlasak, attıkça atsak 😊 diye bekleyişlerdeyim. Çiçekli elbiselerin vakti hala gelmedi mi diye yaz fotoğraflarına bakıp üşüyorum 😊

Şimdiden Mart2017 hedeflerini düşünmeye başlamalı bence😊

Kendinizde ve sağlıcakla kalın 😊

Reklamlar

“Şubat2017 Ay Ortası Sohbetleri” için bir yorum

  1. alıntıya bayıldım! şu anda bu hikayeyi duymaya çok ihtiyacı olan bir arkadaşıma yollayacağım hemen, o kadar iyi denk geldi ki… denemelere, yanılmalara ve yeniden denemelere devam =)

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s