Nisan

Bu Nisan ayı bir garipti. Zaten özlemin en doruklarında yaşadım. Hastalıktan kurtulamadım. 2 hafta ayağım sakat gezdim. Doktora gitmedim. Sonra artık ağlayacak seviyeye geldiğimde gittim ve öğrendim ki yanlış ayakkabı giymekten oluyormuş. Önerdiği tipte bir ayakkabı satın aldım ve geçti. Kendime kızmadım neden daha önce gitmedim diye.

Ertesi hafta lens kullandığımdan kornea ülseri diye boktan bir şey olduğumu öğrendim. Her gün gözüme bir sürü şey sürmeye başladım. Ne işte adamakıllı çalışabildim. Ne uyuyabildim. Hala geçmesi için uğraşıyorum.

Bu ay hiç kitap okumadım. Çünkü sabah evde kahvaltı yapmayı bıraktım. Bu nedenle işe kadar yarı uykulu saçma bir halde gittiğimden gün içinde de pek kendimde değildim.

Ayağım iyileşince bbg’ye başlamaya çalıştım. Sonra o da yalan oldu. Çünkü eğlenceli değildi. Anladım ki bu tarz bana göre değil. Ya da doğru zamanda başlamadım.

Bir aktivite prensesi olmaya da çalışmadım. Sadece yaşadım.

Kısacası bu ay çokça uyuşuk,sıkıcı ne biliyim ya çok da iyi bir ay değildi.

Fakat umursamadım. Her insanın hayatında böyle dönemler olur. Sadece hayatımın bu dönemini böyle kabul ettim.

Nitekim ayın sonunu çok güzel kapattım. 29,30 nisan haftasonu ve de 1 mayıs tatilini evde yalnız geçirecektim. Başta tiyatroya falan mı gitsem ya da arkadaşlarla mı buluşsam diye düşünürken bir an da hepsini boşverdim. Bir aktivite yapınca kendimi bir işe yaramış gibi hissediyordum. Bu düşünceden vazgeçtim. Kafa dağıtmama gerek yoktu çünkü zaten yeterince dağınıktı. Sadece sakince kendi kendime vakit geçirmek istedim.

Peki ne yaptım?

Uzun zamandır zararlı ay kilo aldırır bilmem ne diye eve sokmadığım yiyecekleri aldım ve afiyetle. Kek yaptım. İzleyemediğim filmleri izledim. Mercimek çorbası pişirdim. Bütün evi temizledim. iki koca poşet yazlık kıyafet attım. Bahar-yaz kapsül dolabımı hazırladım. Mükemmel,kafa yorucu ve eğlenceliydi. Bir sürü kağıt,ıvır zıvır attım. Hepsini ayıklayıp uzaklaştırdım evden. Çayırbaşı- Tarabya arası sabah akşam müzik eşliğinde mekik dokudum ki iyi geleni buydu.

Tatil bitti ve ben kendime geldim. Sabah uyanıp kahvaltımı hazırladım ve kitap okuyarak işe gittim.

Artık kendimi oraya buraya gitmek için plan yapmıyorum ya da arkadaşlarımla az görüşüyorum diye sıkmaktan vazgeçtim. Belki de ben hayatımın ev kuşu dönemindeyim. Bu dönemi de böyle kabul ediyorum.

Sağlıcakla ve kendinizde kalın.

Reklamlar

“Nisan” için 3 yorum

  1. ne güzel bir özet olmuş! bence kendin gel projen son derece başarılı ve ilham verici şekilde ilerliyor 🙂
    bbg konusunda haklısın, hiç eğlenceli değil. insanın kendini ciddi anlamda motive etmesi gerekiyor. sen daha eğlenceli bir şeyler bulursun umarım!
    bir de tabi geçmiş olsun, dilerim gözlerin en kısa zamanda iyileşir!

    Beğen

    1. İyi mi gidiyor diyorsun japon abla öyle diyorsan beni çok mutlu edersin. Çünkü bazen kendimi yığılmış gibi hissediyorum. Vallahi yorumların beni iyi hissettiriyor ya! Gözlerimde geçti sonunda 🙂 Ve bence sporun en güzel hali yürüyüş. Zaten spor gibi gelmiyor bana meditasyon gibi geliyor. Bir de araya bir kaç zumba videosu sıkıştırıyorum şimdilik bana yetiyor 🙂
      Bu arada Sade’yi tam bir istifçi olan anneme zorla okuttum. Dün aradı diyor ki evde yıllardır tezgahın üzerinde duran meyve sıkacağını başkasına vermiş 🙂 Baya yol katetmiş bence bu kendisi için büyük bir adım 🙂

      Beğen

  2. ne diyosun?! bir anne için devasa bir adım bu 😀 çok sevindim!
    yürüyüş + zumba güzel bir kombinasyon. zaten önemli olan sana iyi gelmesi, iyi hissettirmesi bence. gerisi boş 😉

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s