Yeniden merhaba!

tenor
Herkese yeniden merhaba!
Dertleşmeye ve fikirlerinizi almaya geldim. Çok uzun bir yazı olacak gibi hissediyorum en baştan bildireyim!
Geçen Eylül’de evlendim. Tahmin edeceğiniz üzere çok yorucu bir dönemdi hem psikolojik hem de fiziksel olarak. Çünkü iş yerinizdeki patronlarınız daha önce evlenmemişler, ya da iş dışında başka yapmaları gereken bir şey olmamış gibi asla anlayış göstermezler. Evlilik izni diye bir şeyin 3 gün olması kadar büyük bir saçmalık var mı ya da taşınma izninin 1 gün olması ?  Koş kızım koş gecelere kadar ev ara. Eşya ara.
Bir de tabi gereksiz harcamayacağız, beğendimiz birşey olsun vs diye diye günlerce mobilyacı gez. Düğündü oydu buydu derken, evledim mi savaştan mı çıktım nolduğum belli değildi. 2 ay daha ara ara ev ile uğraşmaya devam ettik. Eve kim geldiyse otel odası gibi dedi bu arada neyse o başka zamanın konusu. Ayrıca da senin evinde çıfıt çarşısı gibi biz bir şey diyor muyuz? Hayır.
Bu sıralar evliliğe hazırlık döneminden de gelen işe bir bilenme söz konusu. Sorgulama söz konusu. Bazen toplantılarda bedenimden ayrılıp ruhumla yükselip, uzaktan bakıp napıyoruz biz burada diye sorular sormaya başladım.
Sabah uyanıyorum. Metroyu zaten anlatmaya gerek yok. Herkes ya mutsuz uyukluyor ya da candy crush oynuyor hala! İki üç kişi kitap okumaya çalışıyo ayakta. Mükemmel motive edici bir başlangıç.
Oradan ofise. Sabahları bana en güzel gelen metrodan çıkınca ofise 10 dakika yürümek açık havada ve yoldaki kedilerle sırnaşmak.
Ofise 10 metre kala görünmez bir kapsül hissediyorum etrafında. İçerideki herkes mutsuz. Bahçede kahve içmeye kalksan binbir türlü trip yiyorsun. Ay diyeceksiniz ne çok şikayet etti ayrıl madem diye. Oraya da geleceğim şimdi.
Malum düğündü,evdi ,oydu buydu, bir sürü borç. Ama deliriyorum yani ofiste de. Geliyorlar basıyorlar. Dedim kızım sakın ol. Senin bir şekilde önce borçlardan kurtulman lazım.
Sonra düşündüm, bir B planı bulman lazım. Evden de yapabileceğin ve başlarda şu anki işinle birlikte yürütebileceğin. En önemlisi de buradaki bakın en önemli nokta şu : hasta olduğun zaman doktora gitmek için izin almayacaksın ve istediğinde ara verip kahveni içebileceksin. Bunlar önemli.
Bir iki ay belli konularda gelgitlerden sonra zaten uzun zamandır denemek istediğim bir şey ile olaya giriştim. Bir şeyler satmak istiyordum ama bu benim kişiliğime de uygun olmalı doğal olmalıydı. İnsanların evini ruhsuz çer çöp ile dolduracak bir şeyleri alın diyemezdim.
Çok düşündüm ama bu kadar düşünmek saçmaymış onu sonradan anladım. Bir fikrin mi var parlatmak için bekleme! Hemen yapmaya denemeye başla.
(Bu düşünce biçimini kendi içimde de deneyimledikten sonra bir de İnanç Ayar’dan duyunca sizle de paylaşayım istedim. Girişimcilik isimli podcastlerini dinlemenizi şiddetle tavsiye ederim. En aşağıya linkini bırakırım.)
Bir gün yine buhranlı iş günü sonrası spor salonunda yürüyüş yaparken pat diye yapmak istediğim ürünleri satmak için bir sayfa açtım. Ertesi gün işten dönerken malzemeleri aldım ,bir telaş giriştim!
16 Ocak’tı ilk görseli paylaştım. Sayfayı açtıktan 10 gün sonra falan. Dedim ki sana 6 ay süre sadece 3 tane ürün sat. Ama canla başla çalış ve vazgeçme. Satamasan da vazgeçme durma dene, öğren.
14 Şubat’ta ilk ürünümü sattım. Sonrası tabiki tahmin edeceğiniz üzere büyük bir mutluluk, muhteşem bir motivasyon!
Siparişler ufak tefek devam ederken, çok güzel bir iş aldım. Tam 90 tane yapacaktım!
1 ay önce işe koyuldum. Geçtiğimiz hafta sonu bir kısmını teslim ettik. Gecemi gündüzüme kattım. Çok mutluyum! Annem , kız kardeşim ve tabi ki de en büyük destekçim eşim yardım ettiler ve hala da yardım ediyorlar.
Ama dostlar içimde bir şey var. Kendimi deliler gibi bu işe vermek yüklenmek ve daha neler yapabilirim görmek istiyorum. İki işi aynı anda yürütmeye çalışmak çok zorlamaya başladı beni. Malum borçlardan dolayı da şu anki işimden ayrılmaya cesaret edemiyorum.
Böyle gelgitlerdeyim. Yeni iş birlikleri için aklımda kırk tilki dönüyor. Kırkınında kuyruğu birbirine değmiyor. Ama vaktim yok gerçekten yok yani bunu öylesine söylemiyorum. Yapmak istiyorum ama ertelemek zorunda kalıyorum. Bu aldığım güzel iş hem beni fırlattı hem de bir miktar kilitledi diyebilirim. Aslında kilitleyen bu iş mi yoksa sabah 9 akşam 19 işim mi onu sormak gerek.
Devamı gelir mi bu büyük güzel işlerin bilmiyorum. Bana ne kadar kazanç sağlamaya devam eder bilmiyorum.
Çok uzattım kısacası çokça yoğun geçen bu dönemde kafam karışık. Eve gidip işleri yapmak için can atıyorum. Gündüzleri ise sürekli sorgulama halindeyim. Kendime de çok yükleniyorum.
Bana tavsiyeleriniz varsa okumayı çok isterim.
Bir de bu süreçte çıkardığım güzel bir dersi özetleyen bir söz ile bitirmek isterim bu yazıyı ;
Gez ve kimseye söyleme. Gerçek bir aşk hikayesi yaşa, kimseye söyleme. Mutlu ol kimseye söyleme. İnsanlar güzel şeyleri mahveder. Halil Cibran.
Kendinizde kalın.
İnanç Ayar – GİRİŞİMCİLİK Podcast : Girişimcilik
Reklamlar

“Yeniden merhaba!” için 3 yorum

  1. Tam son dönemlerdeki ruh halini tanımlamışsın… bankacıyım ve eve 8de gittiğimde erken geldiğim için seviniyorum. Bırakmak istiyorum ama cesaret edemiyorum… girişiminden dolayı seni tebrik ederim, insallah mutlu olduğun şekilde devam edersin 😊

    Liked by 1 kişi

  2. Merhaba,

    Umarım vazgeçmemişsindir 🙂 ve her şey yolunda gidiyordur. En içten dileklerimi evrene bir şekilde sana gitsin diye fısıldıyorum. “Bir kübikten kurtulma hikayesi” için adım adım, okuyunca da ayrı mutlu oldum.

    Görüşmek üzere,

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s